Ana SayfaEtiket: "çadır hayatı"

çadır hayatı Etiketli Yazılar

Sert Rüzgarlı Havada Kamp yapmak biraz zor olabilir ama bana sorarsanız çok keyifli. İlk rüzgarlı havada kampımı Tarakya Bölgesi Çilingoz 'da yapmıştım, kumsalın ortasına kurduğumuz çadırı güzel sabitleyemediğimiz için sabaha kadar 8 şeklini almıştı :) Çadır zaten vasattı ama yine de 7 yıl önce başladığım ilk kamplarımda güzel anılar biriktirmiştim.

Çadırda uyumak , kamp yapmak ve konforlu gece geçirmek vs.. henüz deneyimlememiş kişiler için birbirinden çok uzak kavramlar gibi görünebilir. Oysa ki güzel bir gece ve kamp hayatı, doğanın kucağında uyanmak isteyen kişiler için doğru bir donanım ile mümkündür. Konforlu bir uyku, keyifli bir çadır seyahatinin anahtarıdır. Bu nedenle kamp

Yorucu bir doğa yürüyüşü sonrası, yakılan kamp ateşinin, üşüyen beden üzerinde yarattığı mutluluğa eşdeğer bir duygu daha var mıdır? Çıtır çıtır yanan dalların çıkardığı sesin ritmi ile dans eden alevlerin görüntüsü eşliğinde dinlenmek, hatta ateşte kızaran lezzetlerle karnını doyurmak kamp hayatının eşsiz keyiflerinden biridir. Peki ateş ile birlikte üstümüze sinen

Son zamanlarda kamp deneyiminden daha fazlasını ifade eden bir terim giderek yaygınlaşmaya başladı. Glamping geleneksel kamp anlayışını değiştiren ve konfor alanını genişleten özellikleri ile dikkat çekiyor. Doğada olmanın doğal ama konforlu yöntemi diyebiliriz kısaca. Bu dünyada uzun süredir var ve son yıllarda da neredeyse sektör haline gelmiştir. Konforundan taviz vermek

Arılar taşıdıkları polenlerle doğanın sürekliliğini sağlayan, ekolojik sistemin en önemli hayvanlardan biridir. Arı sokması hakkında konuşmadan önce bazı kısa bilgiler vermek istiyorum. Bu güzel hayvanlar yaşamı desteklerken, bazılarımızın korkulu rüyası olabilir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında aktif olan arılar doğada zaman geçirmek isteyenler için özel durumlarda ızdırap olduğu doğrudur. Son

''Buz Tırmanışı'' ifadesini ilk duyduğumda, hayatında dağcılıkla hiç uğraşmamış biri olarak bana çok birşey ifade etmemişti. Taa ki kendimi Erzurum Uzundere yolunda bulana kadar. Instagram üzerinde @gezerbros hesabının sahibi, dağcılık konusunda uzman 2 kardeşten biri olan Murat ve Burak ile tesadüfen bir Ankara yolculuğunda biraraya gelmiştik.  Doğada farklı deneyimler üzerine konuşurken,

Sinekli Yaylası 'na ilk defa geçen sene (2017) bahar aylarında küçük bir keşif gezisi için gitmiştim. Bir arkadaşımla uğramış ve çok beğenmiştim. "Sen de her gittiğin yeri de beğeniyorsun" diyebilirsiniz ama hepsini değil. Beğenmediklerimin yazısı yok :)  Neyse, Sinekli Yaylası küçük ama kamp yapılabilecek alanlarının konumu ve genel olarak doğasını

Sülüklü Göl yola çıktığımdan beri adını oldukça çok duyduğum yerlerden biriydi. Çok popüler ve kalabalık yerleri normalde pek tercih etmediğim için uzun zamandır erteliyordum. Mevsim kış olunca ve gittiğim Sinekli Yaylası, Yedigöller, Koca Yayla gibi yerlere de yakınlığını görünce uğramadan geçmek ayıp olur diye düşündüm. İyi ki de uğramışım. Kış

Çadırınızı kurdunuz, kamp alanını keşfettiniz, günlük aktivitelerinizi tamamladınız ve akşam güzel bir uyku için hazırsınız. Güneşten, sıcaktan veya yağmurdan korunmak için çadırınızı bir ağacın altına kurdunuz. Bu noktaya kadar hiçbir problemle karşılaşmadınız. Akşam uykuya daldınız. Ama o da ne? Uykunuzun en güzel yerinde büyük bir gürültü duydunuz. Artık çadırda tek

Tek Başına da Olur hesabının birçok kişiye cesaret vermesi beni gerçekten çok mutlu ediyor. Yaklaşık 1,5 yıldır geziyorum ve bugüne kadar yola çıkmalarına vesile olduğum 10'larca insandan harika mesajlar aldım. Bazılarımız ise konfor alanını terketmemek için bahaneler üretirken, bazılarımızda hala tembellik ediyoruz. Yalnız son günlerde dikkatimi çeken bir konu daha