Ana SayfaEtiket: "istanbul çevresi"

istanbul çevresi Etiketli Yazılar

Acelle Yaylası ile Sakarya'nın Akyazı bölgesindeki yaylaları keşfe gittiğimde tanıştım. Bugüne gördüğüm yaylalardan sonra hissettiğim şudur ki; benim için her yaylanın kendine has büyüleyici bir havası var. Akyazı 'da adını sadece yerlisinin bildiği 10'dan fazla yayla var. 1 günde 5 tanesini ziyaret etme şansım oldu. Hepsi ayrı güzellikte ve özgün

Sinekli Yaylası 'na ilk defa geçen sene (2017) bahar aylarında küçük bir keşif gezisi için gitmiştim. Bir arkadaşımla uğramış ve çok beğenmiştim. "Sen de her gittiğin yeri de beğeniyorsun" diyebilirsiniz ama hepsini değil. Beğenmediklerimin yazısı yok :)  Neyse, Sinekli Yaylası küçük ama kamp yapılabilecek alanlarının konumu ve genel olarak doğasını

Sülüklü Göl yola çıktığımdan beri adını oldukça çok duyduğum yerlerden biriydi. Çok popüler ve kalabalık yerleri normalde pek tercih etmediğim için uzun zamandır erteliyordum. Mevsim kış olunca ve gittiğim Sinekli Yaylası, Yedigöller, Koca Yayla gibi yerlere de yakınlığını görünce uğramadan geçmek ayıp olur diye düşündüm. İyi ki de uğramışım. Kış

Uzun zamandır bu kadar sessiz ve huzur veren bir kamp yapmamıştım. Yaz aylarında bu kadar sakin bir yer bulmak oldukça zor, gerçekten terapi gibi geldi. Menekşe Yaylası'nın adını uzun zamandır duyuyordum ve neredeyse 3-5 defa gitmeye niyetlendim ama bir türlü denk gelmemişti. Oraya vardığımda aklımdan ilk geçen buraya gelmekte çok

Gezilerimde genelde çok yazılan, bilinen yerlerden ziyade daha arada kalmış, hakkında internet üzerinde pek bilgi olmayan yerleri tercih ediyorum. Buna karşın İnönü Yaylası aslında çok bilinen bir yer tabii ama hedef ve sonuç her zaman birbirini tutmuyor işte :) Geçtiğimiz günlerde bir yerde mi okumuştum, biri mi söyledi hatırlamıyorum. ama

İstanbul Anadolu Yakası'nda oturmam sebebi ile gezi ve kamp için Avrupa Yakası'na nadiren gidiyorum ama bu sefer Karaburun 'da Terkos'un Karadeniz'e bağlandığı koyda kamp yapma niyeti ile çıkıp, bölgeye giriş yapamayınca rotayı Ormanlı Köyü 'ne çevirdim. Aslında iyi oldu. Karaburun diye çıkıp hem Ormanlı Köyü 'nü, hem de Celepköy 'ü

Suadiye Tabiat Parkı tabelasını geçenlerde Kartepe'ye giderken görmüştüm ( diğer adı ile Eğreltidüzü Yaylası). Şehre döndükten sonra biraz araştırdım. İnternet üzerinde fazla bilgi bulamadım ve " o zaman keşfetmek lazım" diyerek yola çıkmaya karar verdim. Gerekli planlama ve hazırlıklar yapıldı. İlk kar kampı deneyiminde elde edilen tecrübeler gözden geçirildi ve yola

Şile'de bulunan Hacıllı Köyü 'ne yaptığım ziyaretin son derece zevkli geçtiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Gezimi 1 gecelikti ama vaktim musait olsa 2 gün kalmayı tercih ederdim. İncelediğim bazı kaynaklarda "doğa parkı" benzetmesi yapılmış, ziyaretimden sonra bu ifadenin bölgeyi çok güzel tanımladığını söylemeliyim. Artık havaların soğuması nedeni ile ekipmanlarımı kış için yenilemeden

1-2 günlük kaçamak planlıyor ve şehirden fazla uzaklaşmak istemiyorsam genelde haritayı açıp civarda nerede dağ, bayır, ormanlık alan var oralara bakarım. Eğer bir de etrafında dere, göl, deniz varsa her zaman tercih sebebim olur tabi. Ömerli Baraj Gölü 'de tam böyle bir yer. Yine bu yöntemi kullanarak geçtiğimiz günlerde İstanbul civarındaki Ömerli Barajı 'na gitmeye

Plansız programsız yola çıkınca  daha ilginç deneyimler yaşıyor insan. Amacım İstanbul'dan fazla uzaklaşmadan Karadeniz kıyısındaki sahil kasabalarından birine gitmek ve orada bir gece geçirmekti. Kasabaya vardığımda Google Maps üzerinde konumumu kontrol ederken sahilden devam eden bir dağ yolu gördüm. Sahilden devam ediyor ve yol üzerinde de birkaç koy barındırıyordu. Belki birine inebilirim