Bilinmeyen Rota – Tuğçe Makarnacı

Yalnız bir kadın olarak gezmenin zor olduğu bahanesi ile yola çıkmaya korkanlara cesaret verecek bir hikaye daha. Tuğçe Makarnacı ‘nın keyifli yola çıkma hikayesi bazı sorularınıza cevap olabilir. Bilinmeyen Rota hesabı ile gezen Tuğçe’ye bizimle hayatını paylaştığı için ve üşenmeden uzun uzun yazdığı için teşekkürler. Buyrun bakalım, hemen başlıyoruz;

Tuğçe Makarnacı – Bilinmeyen Rota

İşi bırakıp yola çıkanlardansın sen de, bu aşamaya getiren duygu ve sebepler neydi?

Öyle bir gecede kafam bozuldu yola çıktım gibi bir durum yok. Bendeki seyahat tutkusu daha ufakken başladı ince ince. 12 yaşında Tibette 7 yılı seyrettiğimde içim kıpırdandı ne güzel yerler keşke bende gitsem diye. Üniversite zamanı iyice coştum gitsem yapsam etsem diye ama hep bir bahanem oldu.
Ya param yoktu, ya pasaportum. Bahane işte, isteyince çok kolay yaratılıyor. Ama hep seyahat hayalim hakkında konuşuyordum. Yıllar boyunca anlattım durdum, çevremdeki herkes bilir. Sonra bir gün bir arkadaşım yazdı facebooktan, konuştuk biraz, seyahat ediyor musun keşke bir dünya seyahatine çıksam filan diye..

Neden hatırlamıyorum eski konuşmalaramıza dönüp baktım şöyle bir. 2 sene boyunca tek kelime bile etmemişiz ve bundan önceki konuşmamızda da aynı şeylerden bahsetmişim seyahat hayalimden. İşte o an farkettim ki sadece konuşuyorum ve tek bir adım bile atmıyorum.

Bu arada ofis hayatınında aslında pek bana göre olmadığını farkettim. Sabah 8 akşam 6. Hadi o tamamda, birşeyler eksikti hep. Kıyafetlerim, oturmam kalkmam, asiliğim. Bir türlü tam olamıyordum. Önceki işyerimde de sistemle ilgili sıkıntılarım vardı, o zaman daha toydum başka insanları suçluyordum. Sonraki işyerimde de problemler oldu. Burada da. Farkettim ki sisteme ayak uyduramıyorum birşeyler bozuk. Herkes dertli herkes konuşuyor ama kimsenin birşey yaptığı yok. Ben yaparım diyip sistemi değiştirmeye kalktım; hooop bir dur bakalım dedi büyükler.

“Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin” dediler.

Bir gece yarısı dellendim ta 7 ay sonrasına bileti aldım, hem mevsimden, hem de para yok ancak biriktiririm diye.

tugce_makarnaci (20)

Hadi biraz seni tanıyalım?

Ben Tuğçe Makarnacı. Ege Üniversitesi uluslararası ilişkiler mezunuyum. Öğrenim hayatımın ardından 7 yıl boyunca kurumsal şirketlerde çalıştıktan sonra, iş hayatının ve toplumsal baskıların getirdiği strese dayanamayıp, işimden istifa ettim ve o günden beridir, seyahat ediyorum.

Ne zamandır aktif olarak geziyorsun?

2014 Kasım’da istifa ettiğimden beri aktif olarak geziyorum Öncesinde de seyahatlerim oluyordu tabii iş hayatının izin verdiği kadar, ancak yıllık izin ve bayram tatillerinin izin verdiği kadar olabiliyordu.

Şu an nerelerdesin, nereleri gezdin?

2014’ten beri kısaca özetlemek gerekirse, 6 ay boyunca Güneydoğu Asya ardından Türkiye içi seyahat. 2016 Kasım’da 4 aylık bir Meksika seyahati ve bunun devamında Meksika’dan Panama’ya kadar yelkenli tekne ile seyir. İzmir’e yazın gelişi ile yeniden Türkiye’deyim. Yaz aylarını Türkiye’de geçirdikten sonra yeniden yola çıkmayı planlıyorum ama rota belli değil..

tugce_makarnaci (21)

Güneydoğu Asya’dan başlamamın sebebi tek kadın seyahat için (Avrupa’dan sonra) en kolay seyahat edilebilecek ülkelerin burada yer almasıydı. Bunun da temel sebebi dinleri ve insanların sıcak kanlılığı. Meksika ise tamamen kültürel olarak cezbetti.

Yolda olmanın en güzel tarafı ne?

Yolda olmak, dünyanın en güzel insanları ile tanışmak demek benim için. Seyahat ederken, özellikle konakladığım yerlerde benim gibi düşünen, dünyanı keşfetmek isteyen insanlarla muhabbet ederken, insanların farklı bakış açılarını görmek, dışarıdan Türkiye’yi ve dünyayı görmek bana çok keyif veriyor. Bir de yeni yemekler denemeye bayılıyorum..

Bilinmeyen Rota projesi nasıl başladı?

Bilinmeyen Rota 2012’de Amsterdam seyahatim öncesi araştırma yaparken bir anda ortaya çıktı. O dönemde Türkçe çok fazla kaynak olmaması beni seyahatlerimi paylaşma konusunda cesaretlendirdi. Tamamen hobi olarak başlayan bu blogun, sonrasında istifa süreci ile hayatımda önemli bir noktaya oturacağını tahmin etmemiştim.

tugce_makarnaci (1)

Hatırladığın ilk gezini nereye yaptın?

İlk seyahat gibi seyahatim AGH (Avrupa Gönüllülük Hizmeti) ile Yunanistan’a oldu. Yunanistan’da kaldığım süre boyunca tek başıma ya da diğer gönüllüler ile seyahat etme şansı bulmuştum. O dönemde Couchsurfing ve sırtçantalı ile seyahat ile tanıştım. Her yeni şehire adım atmam ile sanki yeni dünyayı keşfeden Colomb gibi heyecan duyuyordum.

Ne sıklıkta gezi yapıyorsun, ne kadar sürüyor?

Genellikle 6 aylık sürelerde gerçekleştirmeye çalışıyorum. Sıklığı bütçeye bağlı oluyor. Elime avcuma azcık para geçtiğinde yola atıyorum kendimi. O nedenle belirli bir düzende ilerlemiyor. Bu da daha heyecanlı olmasına sebep oluyor.

tugce_makarnaci (15)

Gezilerini nasıl gerçekleştiriyorsun?

Uzak ülkelere seyahatlerimin ilk etabını uçak ile ardından ülkenin durumuna göre otostop, tren, otobüs ve diğer ulaşım seçeneklerini tercih ediyorum. En keyif aldığım araç kesinlikle tren. Özellikle yerel kültürün kuvvetli olduğu Hindistan gibi ülkelerde tren ile seyahatin keyifi ayrı oluyor. Hem insanları gözlemleme şansım oluyor hem de uzun yolculuklarda diğer yolcularla kaynaşıp, sohbet etme şansım oluyor.

Rotanı neye göre, nasıl seçiyorsun?

Pek plan yapmıyorum aslında. Gitmek istediğim ülkenin iklim koşullarını inceleyip, doğru döneme bilet alıyorum. İlk 2-3 gecenin konaklamasını da ayarladıktan sonra geri kalanı oraya vardıktan sonra gelişiyor. Neresi kulağıma hoş gelirse o yöne doğru ilerliyorum çünkü fazla araştırma yaptığımda seyahat etmenin heyecanı olmuyor. Daha önce gitmişim gibi hissediyorum o hallerde. Gittiğim ülkede mutlaka görmek istediğim bir kaç yer oluyor. Çok büyük bir aksilik olmadığı sürece onları da atlamıyorum tabii ki.

Şu ana kadar kaç ülke/şehir gezdin?

Rakamlar, rakamlar.. Rakamlar o kadar büyük hata ki aslında. Önemli olan o ülkenin kültürünü ve şehrini özümseyebilecek ya da en azından anlayabilecek kadar kalabilmek. Ben seyahatlerimde bir ülkeye boyutuna göre mininum 1 ay ayırmaya çalışıyorum. Meksika’da 4 ay bile yeterli değildi; kültür açısından yeterli olsa da, ülkenin yarısından biraz fazlasını görebildim 4 ayda. Şehir sayısını hesaplamam mümkün değil, ülkeleri sayarsam 12 ediyor. Benim için en özel olan Hindistan ve Meksika’dır.

tugce_makarnaci (7)

Konaklama için nereleri tercih ediyorsun? Otel, hostel, çadır? d- Hepsi? 🙂

d. hepsi. Genellikle hostellerde kalmayı tercih ediyorum, bunun temel sebebi de, diğer gezginlerle tanışabilmek. Bunun yanı sıra, bütçeye ve ülkeye göre couchsurfing, çadır, airbnb gibi farklı konaklama seçeneklerini de kullanıyorum tabii ki.

Gezilerinde senin için en vazgeçilmez ekipman hangisi?

Kafa lambası ve Tiger balm. Modern ve gelişmiş ülkelerden çok az gelişmiş ülkelere seyahat ettiğim için sokak ışıklandırmaları biraz sıkıntılı olabiliyor ya da elektrik kesintileri olabiliyor. O nedenle çantamda sürekli kafa lambası taşıyorum. Tiger balm ise tam bir koca karı ilacı. Efendime söyleyeyim, öksürük olsun, soğuk algınlığı olsun, kas ağrısı olsun, sivrisinek sokması olsun hepsine birebir.. Tayland’a gitmeden önce bunu birisi bana söylese, dalga geçerdim ama keşfettikten sonra bırakamaz oldum.

Bu süreçte kendini geliştirmek için birşeyler yapıyor musun?

Çok sevdiğim bir arkadaşımın Kindle hediye etmesiyle birlikte kitap taşıma problemini aşmış oldum. Artık dilediğim kitabı indirip, okuyabiliyorum. Kitabım bitti, aman ne okuyacağım gibi bir derdim kalmadı. Yabancı blogları, dünyanın gelişimi ve değişimi ile ilgili kitapları takip etmeye özen gösteriyorum. Bir de şu aralar video editlemekte kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

tugce_makarnaci (2)

Gezilerini nasıl finanse ediyorsun? Bu konuda sosyal medyadan beklentilerin var mı?

Öyle kenarda bir param da yok, sabit bir gelirim de. Yemeyi içmeyi, gezmeyi, tozmayı da seviyorum. Bir ay para biriktireceğim diye evde otursam ikinci ay her akşam dışardayım. Birikmiyor lanet olasıca. İlk seyahatime çıkarken, şirketin her yıl verdiği bir performans primi vardı yaklaşık 1 maaşa tekabul eden. Ona güvendim. Bir prim işte, bir de arkadaşlarım veda hediyesi olarak aralarında 3 5 birşey toplamış o. Çıktım öyle yola. Son seyahatimde online olarak çalıştığım bir işim vardı. Hem çalışırım hem gezerim diye yola çıktım. Bu sefer de işten çıkartıldım… Şimdi sponsorluk görüşmeleri yapıyorum.

Bu kadar gezdikten sonra şehir hayatı / yerleşik hayat sana ne ifade ediyor?

Tam bir hapishane gibi. Bunları mutfakta yazıyorum ve kafamı sağa çevirip camdan çıkarttığımda, yüksek binalar, mutsuz insanlar görüyorum. Yerleşik hayattaki arkadaşlarımla her buluştuğumda ya da Türkiye’ye her geri dönüşümde görüyorum ki, hiçbir şey değişmemiş. Hala işlerinden, eşlerinden ya da trafikten şikayetçiler. Sonra diyorlar ki, o kadar gezgin de ne oldu. Üzgünüm ama yüzüme pis bir gülümseme yerleşiyor ve diyorum ki,

“ben en azından küçük bir dünya turu yaptım, yeni yerler gördüm, yeni insanlar tanıdım ve hayatımın sonuna kadar anlatacağım maceralar yaşadım, peki bu 6 ayda sen ne yaptın?”. Sonra derin bir sessizlik…

tugce_makarnaci (19)

Gezgin olmakla ilgili en çok sevdiğin şey nedir?

Özellikle yeni kültürler tanımak ve bir şekilde bunların içerisine dahil olmak beni çok mutlu ediyor. Kendimi yerel hissedene kadar o bölgede kalıp, dilimin yettiğince insanlarla selamlaşmak, muhabbet etmek, dertlerini dinlemek beni en çok tatmin eden şeylerin başında geliyor.

Çok vardır ama yaşadığın güzel anılardan birini paylaşır mısın?

Bir gece Tayland, Kanchanaburi’de tapınakları dolaşırken, müzik sesi duyunca tapınağın içine girdim ve birden elimde kamera ile cenaze töreninin ortasında buldum kendimi. Herkes bana bakıyordu dik dik. Ne yapacağımı bilemedim önce, sonra bir deli cesareti ile soktum kamerayı çantaya, ayine katılan insanların yanına oturdum. Ne yapıyorlarsa, aynısını yaptım 1 saat boyunca. Sonra derken birden müzik kesildi, herkes ayaklandı. Ben de gitmeye hazırlanırken, bir kadın geldi yanıma. Bunun yakın aile içi bir cenaze töreni olduğunu, dışarıdan kimsenin davet edilmediğini söyledi. Tam özürlerimi sunmaya, yaptığım saygısızlık için af dilemeye hazırlanırken, kadın bana törene katıldığım için çok mutlu olduklarını, çünkü ölen annelerinin ruhunun bedenimde olduğuna ve bu sayede törene onların yanına geldiğini inandıklarını söyledi. Bu nedenle de tüm gece bana anneleri gibi hürmet edeceklerini ve beni kurulan yemek sofrasının başına oturtacaklarını söyledi. O akşam, herkesin gülüp eğlendiği, ağzımdan burnumdan yemeklerin sokulduğu, ve hediyelere boğulduğum bir sofrada buldum kendimi.

tugce_makarnaci (16)

Yaşadığın tatsız birşey oldu mu peki?

Hindistan kültürü, yemekleri, insanları, doğasıyla bambaşka bir ülkeden öte bambaşka bir kıta gibi adeta. Tek kadın olarak seyahat etmek zorluyor. Algının her daim açık olması gerekiyor ve bu durum ciddi anlamda yoruyor. Kadına saygı duyulmayan, oryantal kültüre sahip bir ülkede Avrupa’dan gelen bir kadın olarak seyahat etmek pek kolay değil. Özellikle cinsellik anlamında her sorana evet yanıtı verdiğin düşünülürken.

Sanırım yaşadığım en zor anlardan birisi, otel sahibinin pasaportumu kendince bahanelerle elinde tutup beni göndermemeye çalışması ve çeşitli cinsel taleplerde hatta tacize varan eylemlerde bulunmasıydı. Otel sahibinin bilmediği şey karşısındakinin saf, herkese güvenen İngiliz turist değil, Türkiye gibi tacizi bol bir ülkede yetişmiş kendinden emin Trakyalı bir kadın olduğuydu. Tabii bu cidden çok ekstrem bir örnek idi. Bunlarla başa çıkmak can sıkıcı olsa da pek yabancı olduğumuz ya da başa çıkamayacağımız durumlar değil.

Tamamen gezerek bir hayat sürme gibi planın var mı?

Ah keşke.. Çok istiyorum. Sponsorluk görüşmelerim var ama bunun yanı sıra yeniden online olarak çalışabileceğim bir iş bulmaya çalışıyorum.

tugce_makarnaci (1)

Yalnız gezen bir kadın olarak yola çıkmak isteyenlere, özellikle kadınlara tavsiyelerin neler olabilir?

Ekstrem örnekler anlattığım için lütfen tek seyahat etmekten çekinmeyin. Size yapamazsın denmesine izin vermeyin. Başarmak için ihtiyacınız olan tek şey sizsiniz. Herşey karar vermek ve ilk adımı atmakla başlıyor, ondan sonra ise muhteşem bir macera sizi bekliyor.

Tuğçe Makarnacı’yı takip etmek isteyenler size hangi adreslerden ulaşabilirler?

Websitesi : www.bilinmeyenrota.com
Facebook : www.facebook.com/bilinmeyenrota
Instagram : www.instagram.com/bilinmeyenrota
Youtube : www.youtube.com/bilinmeyenrota

Son olarak eklemek istediklerin var mı?

Çok teşekkür ederim bu keyifli söyleşi için. Yola çıkmaktan ya da adım atmaktan korkulmayan bir dünya diliyorum. Sevgiler.

tugce_makarnaci (9)

Yorum yok

YORUM BIRAKIN